Karadeniz’in Geleceği Tehlikede: Maden Faaliyetleri ve Ekosistem Üzerindeki Etkileri

Karadeniz, son dönemlerde maden izinleri ve halk eylemleri ile sıkça gündeme geliyor. Doğu Karadeniz bölgesinde ormanların yüzde 79’u, meraların yüzde 93’ü ve tarım alanlarının yüzde 61’i maden sahası olarak ruhsatlandırılmış durumda. Özellikle Ordu’da altın madeni tartışmaları nedeniyle bölgenin yüzde 74’ü maden faaliyetlerine açılmış durumda. Fındık, çay ve eşsiz doğal güzellikleri ile bilinen Karadeniz için bilim insanlarından kritik uyarılar yapılıyor.

YAYLALARDAKİ RİSKLER ARTIYOR
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cantürk Gümüş, bölgedeki yaylaların madenciliğe açılmasının yaratacağı tehlikelerin altını çizdi. Gümüş, bu durumun ormanların yok olmasına ve dik yamaçları tutan ağaç örtüsünün kesilmesine neden olacağını belirtti. Bu da kontrol edilemez derecede sel felaketlerine yol açabileceğini ifade etti. “Sadece bu durum, Karadeniz’in madenciliğe açılmasının bölgenin geleceği açısından ne kadar yıkıcı olacağını gösteriyor” diyen Prof. Gümüş, denizlerin karşılaşacağı tehlikeleri de açıkladı.

MADENCİLİK DENİZİ KİRLETİYOR
Prof. Gümüş, karadaki maden faaliyetlerinin denizi hızla kirleteceğini vurguladı. Kirlenmenin en fazla etkileyeceği canlıların başında planktonlar geliyor. Planktonlar, oksijen üretimi, havadaki karbondioksit emilimi ve deniz ekosisteminin temel besin kaynağı olma işlevini üstleniyor. “En ufak bir kirlenme, planktonları yok edebilir. Bu da denizdeki yaşamı tehlikeye atar” diyen Gümüş, bu durumun başta hamsi olmak üzere, Karadeniz’deki balıkçılığı tehdit edeceğini belirtti. Karadeniz, Türkiye’nin balık üretiminin yüzde 70’ini karşılayan önemli bir kaynağa sahip.

Sonuç olarak, maden faaliyetleri sadece karasal alanları değil, aynı zamanda deniz ekosistemini de tehdit ediyor. Bu durum, Karadeniz’in doğal dengesini ve halkın geçim kaynaklarını ciddi şekilde tehlikeye atıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir