İstanbul’da devam eden ‘Casusluk davası’nın ikinci duruşması, gazeteci Merdan Yanardağ’ın savunmasıyla başladı. Yanardağ, savunmasının başında, “Bu dava hukuki bir süreç değil, tamamen siyasi bir davadır.” dedi.
Yanardağ, duruşmada dinlenen savunmalar arasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve davaya temel oluşturan Hüseyin Gün’ün ifadelerinin önemine değinerek, “Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı savunma da gösteriyor ki, bu dava esasen siyasal bir nitelik taşımaktadır. Dava, siyasi gerekçelere dayanıyor.” şeklinde konuştu.
Yanardağ, bu süreç sonucunda Türkiye’nin yeni bir Cumhurbaşkanı kazanacağını umut ettiğini belirtti. “Rakiplerini devletin çeşitli güçlerini kullanarak etkisizleştirmeye çalışan bir iktidar ile karşı karşıyayız. 15,5 milyon insanın desteklediği bir adayın tutuklanması, bu davanın ne denli siyasi olduğunu gösteriyor.” dedi.
Savunmasında, iddianamenin temelinin demokrasiyi, demokratik hak ve özgürlükleri suç saydığına işaret eden Yanardağ, “Bu iddianame, seçimlere katılmayı, seçimleri kazanmayı ve siyasal eleştiride bulunmayı suç olarak değerlendiriyor. Kazanmayı daha büyük bir suç sayıyor.” ifadelerini kullandı.
Yanardağ, iddianamenin altında dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Can Tuncay’ın imzasının bulunduğunu ve şu anda bakan yardımcısı olarak görev yaptığını hatırlatarak, “Bu durum, siyasi bir bağın varlığını gösteriyor.” dedi.
Bu duruşma, Türkiye’de siyasi davaların gidişatını ve demokratik süreçleri derinden etkileyecek önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.