Ladino müziğinin ünlü ismi Yasmin Levy: Türkiye benim ikinci evim

 Türkiye’de düzenleyeceğiniz konser için heyecanlı mısınız? Duygularınız hakkında konuşabilir misiniz?

– Türkiye, benim ikinci evim. Bu da ebeveynlerimin her ikisinin de Türk kökenli, Manisa ve İzmirli olmalarından dolayı değil. Burada yıllardır iyi ve kötü zamanlarda yanımda olan iyi insanlar sayesinde. Onlar beni öylesine sevgiyle destekliyorlar ki Türkiye’ye her geldiğimde, sanki uzun bir yolculuktan eve dönüyormuş gibi heyecanlanıyorum.

 Türkiye’de kaç konser verdiniz? Türk seyirciyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Onlarla bir bağ hissediyor musunuz?

– Sayısını hatırlamayacağım kadar çok konser verdim. Türk seyircisi, karşılaştığım en eğitimli ve sadık izleyicilerden biri. Müzikal yolculuğumda benim ruhumu besliyorlar ve bana güveniyorlar. Onlara minnettarım.

 Ladino müziğinin olağanüstü bir yorumcusu olarak biliniyorsunuz. Ayrıca Türkiye’nin melodilerini de müzikal yolculuğunuzda kullanıyorsunuz. Bu konser için özel bir hazırlığınız var mı?

– Türkiye’deki konser her zaman farklı bir hazırlık gerektiriyor. Bazı şarkıları sadece Türkiye’de söylüyorum. İş birliği yaptığım müzisyenler, Türk melodilerine karşı olan hassasiyetimi ve saygımı bilirler. Hataya yer olmamalı, her zaman onlara derim ki, izleyicilerimin her biri herhangi bir yanlış adımı tanıyacak bir müzisyendendir benim için.

ZEKİ MÜREN VE İBRAHİM TATLISES DİNLEYEREK BÜYÜDÜM

 Türkiye’de kendinize yakın gördüğünüz bir sanatçı var mı? Hangi özelliklerini kendinize yakın görüyorsunuz?  

– Orhan Gencebay, ZEKİ MÜREN, İBRAHİM TATLISES, Bülent Ersoy gibi sanatçıları dinleyerek ve izleyerek büyüdüm. Harika seslerini, kendine özgü tarzlarını beğeniyor ve takdir ediyorum. Ayrıca onların hüznünü de seviyorum.

 Latin ve Sefarad müziğinden Endülüs flamenkosuna, Türk müziğinden Arap ezgilerine kadar birçok farklı müziği harmanlıyorsunuz. Sizi bu yola yönlendiren etkenler nelerdi?

– Beni yönlendiren şey tamamen kalbim. Farklı türdeki müziklerle büyüdüm ve buna ilham oldu. Asla planlamam veya düşünmem, içimden geleni, kalbimin sesini şarkılarıma dökerim.

HÜZNÜ BİR LÜTUF OLARAK GÖRÜYORUM

 Müziğinizin altında yatan hikâyeler veya mesajlar var mı? Dinleyicilere iletmek istediğiniz önemli mesajlarınız var mı?

– İki mesajım var, ilki karşılıklı saygı; diğer kültürlere, diğer dinlere, diğer görüşlere… Bu yüzden dünyanın dört bir yanından sanatçılarla iş birliği yapmaktan hoşlanıyorum. İkinci mesajım hüzün. Çünkü hüznü bir lütuf olarak görüyorum.

 Yaratıcılığınızı sürekli olarak nasıl taze tutarsınız?

– Yaratıcılığım, benim kim olduğumdan geliyor. Bir arkadaşım, yapımcı Ben Mendelson bir keresinde bana şunu söyledi: “Yasmin, bir albüm sadece güzel şarkıları toplamak değildir; herkes bunu yapabilir. Bir albüm, hayatınızdaki o an sizin söylemek istediğiniz şeydir.” Bu benim hayatımı değiştirdi. 7 yıl boyunca yeni bir albüm yapmadım, çünkü söyleyecek yeni bir şeyim olduğunu düşünmedim.

Televizyon için suç dizisi yazdım

 Müziğinizin gelişiminde sizi etkileyen sanatçılar veya eserler hangileri oldu?

– Babam, annem, Edith Piaf, Maria Callas, Luciano Pavarotti, Eleni Vitaly, Harris Alexiou, Orhan, İbrahim, Tina Turner, Julio Iglesias.

 Sizi rol model olarak gören genç müzisyenlere ne gibi tavsiyeleriniz var?

– Dürüst olun. Eğlendirmeye odaklanmayın, bunun yerine bir şeyler söyleyin; bir yolunuz olsun. İnsanlar müziğinizi duyduklarında ve size inandıklarında sizi takip edeceklerdir. Doğruluk kadar değerli bir şey yoktur.

 Son zamanlarda hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz? Yeni müzikal deneyimlerle ilgili bize biraz bilgi verebilir misiniz?

– Yeni albümümün çalışmalarını bitirmeye çok yakınım. Bu albüm, boşanmamın ardından ve Covid’in zorlu zamanlarında oluşturuldu. Ayrıca televizyon için bir suç dizisi yazdım ve şu anda uygun bir yerde yayınlanması için çalışıyoruz.

 

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir