Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lübnan’ı da kapsayan bir ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini vurguladı. 9 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, “Ateşkesin sahada tam olarak uygulanması ve bu sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi bizim için büyük önem taşıyor. Pakistan’da gerçekleştirilecek görüşmelerde tarafların uzlaşmacı, esnek ve yapıcı bir tutum sergilemesi de son derece kritik,” dedi. Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlediği ortak basın toplantısında, “Bölgemiz gerçekten sıcak günlerden geçiyor. Her türlü istişare ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Bu, Türkiye’nin bölgesiyle daha fazla uyum içinde olmasını gerektiriyor. İstikrar, güvenlik ve huzuru bir bütün olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda, kalıcı istikrar sağlamak amacıyla bölge ülkeleriyle yakın iş birliği içerisinde yoğun çabalarımızı sürdürüyoruz,” şeklinde konuştu.
Fidan, 28 Şubat’ta başlayan savaşın bölge için büyük bir sınav olduğunu belirterek, “Küresel ölçekte etkileri olan bu savaş karşısında Cumhurbaşkanımızın liderliğinde komşularımız ve ortaklarımızla yakın iş birliği içinde çalıştık. Savaşa son vermek için gerekli gayretleri sürekli vurguladık. Kardeş Pakistan’ın desteklediği iki haftalık ateşkesi büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Amaç, diyalog ve diplomasi yoluyla karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesidir. Bunun için tarafların uzlaşmacı ve yapıcı bir yaklaşım sergilemeleri önemlidir. Yaşanan krizlerden gereken derslerin çıkarılması gerekmektedir. Ayrıca, İsrail’in müzakere sürecini sabote etme yönündeki eylemlerine karşı aklıselimle hareket edilmesi kaçınılmazdır. Dünya kamuoyunun da bu konuda hazırlıklı olması ve gereken tepkiyi verebilmesi önemlidir,” ifadelerini kullandı.
Hakan Fidan, İran ve Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesini umduğunu da belirterek, “Bölgemizde yeni bir güvenlik ve barış mimarisinin oluşturulması için Suriye’nin istikrarı son derece kritik. Suriye halkı uzun yıllar süren şiddet ve zulme karşı mücadele etti ve 8 Aralık 2024’te tarihi bir devrim gerçekleştirdi. Suriyeli kardeşlerimiz, devrim sonrası ülkelerinin siyasi ve ekonomik yeniden inşası için büyük bir azimle ilerliyor. Bu noktada, Suriye’nin yaşanan krizlerin olumsuz etkilerinden uzak tutulması gerektiği açıktır. Son dönemdeki yoğun diplomasi trafiğimizin arka planında da bu hedef yatmaktadır,” diyerek sözlerini tamamladı.