İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, İran Devlet Basını aracılığıyla bir yazılı açıklama yaptı. Ancak, Hamaney’in yüzü veya sağlık durumu hakkında herhangi bir bilgi verilmedi. Hamaney, “Hürmüz Boğazı’nda yeni bir dönemin başladığını” belirtirken, Basra Körfezi’nin İran için önemli bir değer olduğunu ifade etti. Ateşkesten haftalar sonra hâlâ yazılı iletişimle halka ulaşan Hamaney’in durumu merak konusu oldu. Beyaz Saray uzmanları, Hamaney’in hayatta olduğuna dair görüş bildirirken, yaptığı açıklamalar gizemini korudu.
ABD basınına dayanan haberlerde, Hamaney’in bacağından ve elinden ağır yaralandığı, yüzünde ise ciddi deformasyonlar olduğu iddia ediliyor. Plastik cerrahi ile Hamaney’in yüzünün düzeltilmeye çalışıldığı biliniyor; ancak, tedavi sürecinin detayları ve Hamaney’in nerede olduğu hala belirsizliğini koruyor. Rusya tarafından yapılan açıklamalara göre, Hamaney’in hayatta olduğu doğrulandı. Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Hamaney’den bir mesaj aldığını duyurdu, fakat mesajın içeriği hakkında herhangi bir bilgi verilmedi.
Hamaney, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik kontrolünü artırmayı ve bölgeyi “ABD etkisinden arındırılmış” bir döneme taşımayı taahhüt etti. Açıklamada, Fars Körfezi’nin sadece bir su yolu değil, aynı zamanda İran kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu ve “ilahi bir lütuf” olarak tanımlandığı ifade edildi. Batılı güçlerin bölgedeki varlığını tarihsel bir “tamahkarlık” ve “istikrarsızlık kaynağı” olarak nitelendiren Hamaney, ABD’nin son askeri hamlelerinin “aşağılayıcı bir başarısızlıkla” sonuçlandığını savundu.
Hamaney, İran’ın nükleer teknoloji, balistik füze programları ve diğer bilimsel alanlarda gelişimini “ulusal bir kale” olarak tanımlarken, dünya genelindeki 90 milyon İranlının bu kapasiteyi korumak için kenetlendiğini söyledi. Hürmüz Boğazı için önerilen yeni yönetim ve hukuki kuralların vurgulanması dikkat çekti. Bu yeni düzenlemenin, İran Deniz Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları’nın su yolu üzerindeki denetimini artırarak “hasım güçlerin” faaliyetlerini kısıtlama amacı taşıdığı öne sürülüyor. Hamaney, Tahran’ın Körfez bölgesinin güvenliğini sağlayacağını ve düşmanların su yollarını kötüye kullanma olasılığını ortadan kaldıracağını belirtti. Yeni yönetim biçiminin tüm Körfez ülkelerine huzur, ilerleme ve ekonomik faydalar getireceğini de sözlerine ekledi.