Avusturya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 70. Eurovision Şarkı Yarışması, siyasi protestolarla gündeme bomba gibi düştü. Yarışmanın ilk yarı final gecesinde İsrail, protestoların gölgesinde finale yükseldi. New York Times (NYT) tarafından yürütülen bir araştırma, İsrail’in oylamada kirli para akıttığını ortaya koydu.
Wiener Stadthalle’de düzenlenen yarışmada, İsrail temsilcisi Noam Bettan sahneye çıktığı sırada izleyicilerden gelen yoğun protesto sesleri salonda yankılandı. Binlerce kişi, “soykırımı durdurun” sloganları atarak İsrail’in Gazze’ye yönelik askerî operasyonlarını kınadı. Bazı izleyiciler, Filistin bayrakları açarak dayanışma mesajları verirken, güvenlik güçleri bu kişileri salondan çıkardı. Viyana sokaklarında da gün boyunca süren protestolar nedeniyle Avusturya polisi, şehirde ve yarışma alanında olağanüstü güvenlik tedbirleri aldı.
Protestolara rağmen, İsrail finale çıkan 10 ülkeden biri oldu. İlk yarı finalde sahne alan 15 ülkeden Yunanistan, Finlandiya, Belçika, İsveç, Moldova, Sırbistan, Hırvatistan, Litvanya ve Polonya da finale yükseldi. Ancak, Gazze’deki insan hakları ihlalleri nedeniyle İsrail’in diskalifiye edilmesi gerektiği yönündeki çağrılar, Eurovision’un güvenilirliğini sorgulattı.
New York Times’ın araştırması, İsrail hükümetinin Eurovision’u yıllardır siyasi bir etki ve propaganda aracı olarak kullandığını ileri sürdü. Gazetenin bulguları, devlet bütçesinden milyonlarca dolar harcayarak halk oylamalarını manipüle ettiğini gösterdi. Araştırma, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya bağlı “Hasbara” (propaganda) biriminin bu sürecin merkezinde yer aldığını ortaya koydu.
Netanyahu, 2024 ve 2025 yıllarındaki yarışmalar için büyük bir bütçe ayırdıklarını duyurdu. Özellikle 2024 Malmö yarışması öncesinde, Dışişleri Bakanlığı ve Hasbara ofisi, sosyal medya aracılığıyla “oy verme promosyonu” adı altında kampanyalar düzenlemişti. 2025 yılında ise Netanyahu dahil birçok üst düzey yetkili, Avrupa’daki izleyicilere “20 kez oy verme” çağrısında bulunarak destek istedi.
Bu olaylar, Eurovision’un sadece müzik değil, aynı zamanda siyasi bir arena haline geldiğini gözler önüne serdi. İzleyiciler, sadece müzik performanslarına değil, aynı zamanda yarışmanın arka planındaki siyasi dinamiklere de dikkat çekiyor.